Ayrılma Anksiyetesi

Ayrılma Anksiyetesi(AA)

Ayrılma anksiyetesi, çocuğun evden ve bağlanma figürlerinden ayrılma ile ilgili, gelişimsel düzeyine uygun olmayan aşırı düzeyde bir kaygı veya korku duymasıdır.

Ayrılma anksiyetesi belirli dönemlerde uygun ve fizyolojik olarak görülmektedir. Buna örnek olarak 8-14.aylar arasında ortaya çıkan anne-babadan ayrılmak istememe durumudur. Bu durum çoğunlukla 3-4 yaşa doğru tekrarlayan ayrılma yaşantıları sayesinde aşılmaktadır.

Sebepleri Nelerdir?           

AA bozukluğunun ortaya çıkmasında pek çok etmen rol oynamaktadır. Bunlar genetik ve çevresel etmeler olarak ikiye ayrılmaktadır.

Kalıtılabilirlik % 4-73 arasındadır. Ailesinde anksiyete bozukluğu olan çocuklarda AA ortaya çıkma olasılığı üç kat artmaktadır.

Çevresel faktörlere:

  • Stresli yaşam olayları(boşanma, taşınma, okul değiştirme, sevilen birinin kaybı vb.),
  • Ebeveynin aşırı koruyucu-kollayıcı müdahaleci olması,
  • Ebeveynlerin aşırı talepkar olması örnek olarak verilebilir.

Sıklığı Nedir? Nasıl Seyir Gösterir?

12 yaş altı çocuklarda en sık görülen anksiyete bozukluğudur. Çocuklarda yapılan çalışmalarda sıklığı % 13’lere kadar çıkmaktadır. Genel olarak kızlrda daha sık görülmektedir. En sık görüldüğü zaman dilimi 7-12 yaş aralığıdır. Erişkinliğe doğru keskin bir şekilde azalmaktadır. Tedaviye yanıt oranı olarak anksiyete bozuklukları arasında en yüksek iyileşme oranına sahiptir.

Belirtileri Nelerdir?

  • Evden ya da bağlandığı başlıca kişilerden ayrılacak gibi olduğunda ya da ayrıldığında hep aşırı tasalanma.
  • Bağlandığı başlıca kişileri yitireceği ya da bu kişilerin başına, hastalık, yaralanma, yıkım, ölüm gibi kötü bir olay geleceğiyle alakalı sürekli bir biçimde aşırı tasalanma.
  • Bağlandığı başlıca kişilerden birinden ayrılmaya neden olacak, istenmedik bir olay(kaybolma, kaçırılma, hastalanma vb.) yaşayacağıyla ilgili olarak, sürekli bir biçimde aşırı tasalanma.
  • Ayrılma kaygısından ötürü, okula ya da başka bir yere gitmek için dışarı çıkmayı, evden uzaklaşmayı istememe ya da buna karşı koyma.
  • Evde ya da başka ortamlarda tek başına kalmaktan ya da bağlandığı başlıca kişilerle birlikte olamamaktan, sürekli bir biçimde aşırı korku durma veya bu konuda isteksizlik gösterme.
  • Evinin dışında ya da bağlandığı başlıca kişilerden biri olmadan uyuma konusunda sürekli bir biçimde aşırı korku durma veya bu konuda isteksizlik gösterme-karşı koyma.
  • Yineleyici bir biçimde ayrılma konusunu da içeren karabasanlar görme.
  • Bağlandığı başlıca kişilerden ayrıldığında ya da ayrılacak gibi olduğunda bedensel belirtilerle(baş ağrısı, karın ağrısı, bulantı, kusma vb.) ilgili yineleyen yakınmaların olması.

Nasıl Tanı Konulur?

Tanısı anne-baba ve çocukla yapılan klinik görüşme ile konulmaktadır. Gerektiğinde öğretmenden bilgi alınmaktadır. Eğer belirtiler dört haftadan uzun sürerse ve günlük yaşamı etkileyecek boyuttaysa ayrılma anksiyetesi tanısı konulur ve tedavisi başlanır.

Tedavi Seçenekleri Nelerdir?

Tedavi altta yatan neden, şiddet, aciliyet durumuna ve süreye bağlı olarak düzenlenmektedir. En sık kullanılan iki tedavi yöntemi:

  1. İlaç tedavileri
  2. Psikoterapidir(Aile terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi(ilgili yazıyı okumanızı öneririz) vb).

Her iki tedavi seçeneği etkin olmak birlikte tedavide ilk ve en etkin seçenek bilişsel davranışçı terapidir. Gerektiği durumlarda her iki tedavi yöntemi birlikte kullanılabilmektedir.

 

 

Okul Reddi(Okul Fobisi)

Okul Reddetme Davranışı Nedir?

Okul reddetme davranışı, okula gitmeyi reddeden ve/veya tüm gün boyunca sınıfta kalma konusunda sorun yaşayan 5-17 yaş arasındaki çocukları ifade eder. Bu birçok ebeveynin karşılaştığı ortak bir sorundur, bu yüzden kendinizi yalnız hissetmeyin. Okul reddetme davranışı zor ve yaygın bir sorundur ve tedavi edilmezse daha ciddi bir duruma dönüşebilir. Aşağıdaki durumlar varsa çocuğunuzda okul reddi problemi olabilir:

  • Okula tamamen gitmemek,
  • Okula gitme ancak okulun ortasında dersler devam ederken okuldan ayrılmak,
  • Sabahları öfke nöbetleri, ağlamalar gibi bir krizden sonra okula gitmek,
  • Okula gitme konusunda sıra dışı bir sıkıntı yaşamanız ve çocuğunuzun okula gitmemek için size yalvarması.

Çocukların okula gitmeye tepkisi farklı farklıdır. Kimisi okulu özler ama giderken sıkıntı-kaygı yaşayabilir. Kimisi de okulu hiç sevmez ve gitmemek için ciddi derecede direnç gösterebilir. Okul reddetme davranışı da ayrıca problemin süresine göre tanımlanabilmektedir. Akut okul reddetme davranışı, 2 haftadan 1 takvim yılına kadar süren vakaları ifade eder. 1yıldan uzun sürmesi veya iki akademik yıl sürmesi kronik-süreğen okul reddetme davranışı olarak tanımlanır.

Okul Reddetme Davranışının Sıklığı ve Başlıca Özellikleri

Okul reddetme davranışı, çocuklar ve ergenler arasında yaygın bir sorundur ve % 28 e varan sıklıkta görülebilmektedir. Erkekler ve kızlarda benzer oranda görülür. Okul reddetme davranışına sahip çoğu çocuğun yaşı 10 ile 13 yaş arasındadır ancak çocuklar aynı zamanda yeni okullara girerken(ilkokula, ortaokula ve liseye geçişlerde) problemler daha sık ortaya çıkmaktadır. Ancak, çocuklar 5-17 yaşları arasında herhangi bir zamanda okulu reddetme davranışını gösterebilirler.

Okul reddi olan çocuklar birçok farklı davranış göstermektedir. Bu davranışlar iki gruba ayrılmaktadır. İlk grupta belirtiler biraz daha örtüktür. Yaygın örnekler arasında genel kaygı, sosyal anksiyete ve geri çekilme, depresyon, korku ve fiziksel semptomlar (özellikle karın ağrıları, baş ağrısı, bulantı ve titreme) yer alır. İkinci grup daha açık belirtileri olanlardır. Yaygın örnekler arasında (ağlama, çığlık atma dahil olmak üzere) sözlü ve fiziksel saldırganlık, güvence arama, tutunma, hareket etmeyi reddetme, okuldan ya da evden kaçma sayılabilir.

Okul reddetme davranışına müdahale edilmezse ciddi sorunlar gelişebilir. Kısa vadede, bir çocuk derslerinde ve arkadaş ilişkilerinde daha fazla sıkıntı yaşayabilir. Ek olarak, çocuğun aile içi çatışma, günlük rutinde aksama ve yasal sorunlar yaşanabilir. Uzun vadede, okulu reddetme davranışına sahip bir çocuk, mesleki ve evlilikle ilgili sorun yaşayabilmekte ve alkol kötüye kullanımı, suç davranışı, kaygı ve depresyon gösterebilmektedir. Tabii ki, bütün çocuklar bu problemleri yaşamazlar fakat bu problemlerin gelişme ihtimali bir çocuğun problemin devam etme süresi ile doğru orantılıdır.

Okul Reddetme Davranışlarının Nedenleri

Klinik araştırmalar, çocukların aşağıdaki nedenlerden bir veya daha fazlası için okulu reddetme eğiliminde olduklarını göstermektedir:

  • Çocuğun hoş olmayan fiziksel belirtiler veya genel rahatsızlık hissetmesini sağlayan okuldaki nesnelerden veya durumlardan uzak durmak
  • Okulda çocuğa sıkıntı veren sosyal durumlarından uzak durmak
  • Bir ebeveynin veya başka bir önemli kişinin dikkatini çekmek için
  • Okul dışında okulda kalmaktan daha fazla somut ödüller elde etmek(tablet oynama, TV izleme vb.)

İlk iki nedenin sebebi okulda olumsuz bir şeyden kurtulmaktır. Çocukların okulda kaçındığı-kurtulmak istediği durumlara-nesnelere-kişilere örnek olarak öğretmenler, okul müdürleri ve sözel ya da fiziksel olarak saldırgan çocuklar, sınavlar, resitaller, atletik yarışmalar ve diğerlerinin önünde konuşma ya da yazmadır. Çocuklar çoğunlukla bu iki nedenden ötürü başvururlar.

Son iki nedende çocuk ve ergenlerin okul dışında belirli çıkarları-pekiştireçleri bulunmaktadır. Örneğin, daha küçük çocuklar bazen okulu reddederler, bu sayede ebeveynlerine yakın olur ve onlardan daha fazla ilgi görürler. Buna ek olarak, daha büyük çocuklar ve gençler bazen evde televizyon seyretmek, arkadaşlarla sosyal ortamlara girmek, alkol veya başka uyuşturucu kullanmak gibi belirli şeyler için okulu reddederler.

Çocuklar bazen, yukarıda listelenen nedenlerden iki veya daha fazlası için de okulu reddederler. Örneğin, bazı çocuklar başlangıçta okul aktiviteleri hakkında üzülür-çekingenlik gösterir ve onlardan uzak durmak için evde kalmaya çalışırlar. Daha sonra bu çocuklar evde yapabilecekleri birçok olumlu şeyi keşfedebilirler. Bu nedenle, okuldaki bir şeyden uzak durmak ve evdeki bir şeyleri takip etmek için okulu reddederler. Ek olarak, bazı çocuklar uzun zamandır arkadaşlarıyla birlikte olmak için okulu özler ancak daha sonra okula geri dönme ve öğretmenler ve arkadaşlarıyla yüzleşmenin zorluğuyla karşı karşıya kalırlar.

İki veya daha fazla sebepten dolayı okulu reddeden çocukların, bir sebepten ötürü okulu reddeden çocuklarla karşılaştırıldığında daha uzun bir süre için birden fazla tedavi ve tedavilere ihtiyacı olacaktır. Ayrıca, uzun süreler boyunca okul dışında kalan çocuklar, daha kısa süreler için okul dışında kalan çocuklardan daha uzun ve yoğun bir tedaviye ihtiyaç duyacaktır.

Tedavi Seçenekleri

Tedavi altta yatan neden, şiddet, aciliyet durumuna ve süreye bağlı olarak düzenlenmektedir. En sık kullanılan iki tedavi yöntemi:

  1. İlaç tedavileri
  2. Psikoterapidir(Aile terapisi, Bilişsel Davranışçı Terapi(ilgili yazıyı okumanızı öneririz)).

Her iki tedavi seçeneği etkin olmak birlikte tedavide ilk ve en etkin seçenek bilişsel davranışçı terapidir. Gerektiği durumlarda her iki tedavi yöntemi birlikte kullanılabilmektedir.