Travma ve İlişkili Problemler

Günlük hayatta hepimiz olumsuz olaylarla karşılaşırız. Travmayı bu olaylardan ayıran özelliği kişinin yaşamına ya da beden bütünlüğüne yönelik tehdit, şiddet ya da ölümle karşı karşıya kalmasıdır. Ayrıca bunlara ek olarak kişi kendisini çaresiz hisseder. Travmaya örnek olarak doğal afetler(deprem, sel vb.), savaş, cinsel fiziksel saldırıya uğrama, istismar ve ihmaller, işkence görme, kaçırılma, trafik kazaları, ölümcül olabilecek bir hastalık tanısı alma, ölüme ya da ölüye tanık olma verilebilir.

Travma Sonrası Ne Tür Belirtiler Olabilir?

Çocuklarda olayla ilgili duygu, düşünce ve konuşmalardan kaçınma, kazanılmış becerilerde kayıp, yeni başlayan korkular, ayrılık kaygısı, anne-baba-bakımverene aşırı düşkünlük, bedensel yakınmalar(kalp çarpıntısı vb), olayı tekrar tekrar hatırlama (yineleyici oyunlar, düşler, oyun sırasında örselenme ile ilgili canlandırmalar yapma şeklinde kendini gösterebilir), uykuda kabus görmeler(travma ile ilişkili ilişkisiz), içe kapanma, duygulanım çeşitliliğinde azalma, sinirlilikte artış, aniden ortaya çıkan ve nedeni olan belirsiz korkular, travmayı hatırlatıcı uyaranlar-durumlardan kaçınma ya da yoğun sıkıntı ile katlanma, uyku bozukluğu, iştah değişiklilkleri, uykuya dalmakta güçlük, uyurgezerlik, hareketlilikte artış, dikkat problemi, aşırı irkilme olabilir.

Ergenlerde çoğunlukla erişkinlere benzer belirtiler ortaya çıkar. Travma sonrası olayı sık sık hatırlama, olayı hatırlatan durumlardan kaçınma, kendisini veya başkasını suçlama, olumsuz duygusal durumlar(korku, endişe, öfke), çevreye ve kendisine bakış açısında değişme(ben kötüyüm, kimseye güvenilmez, dünya tehlikeli bir yer vb.), etkinliklere karşı duyulan ilgide azalma, içine kapanma, diğer insanlardan uzaklaşma, öfke patlamaları, kendine zarar verici davranışlarda bulunma, her an tetikte olma, aşırı irkilme tepkisi gösterme, dikkat problemi, uyku ile ilişkili problemler ortaya çıkabilir.

Travma Sonrası Ne Tür Bozukluklar Gelişebilir?

Travma sonrası travma ile ilişkili travma sonrası stres bozukluğu, akut stres bozukluğu, uyum bozukluğunun yanı sıra bağlanma sorunları, ayrılma anksiyetesi, yas, uzamış yas, depresyon, yıkıcı davranışlar ortaya çıkabilir. İleriki aşamalarda kişili bozukluğu ve madde kullanım bozukluğu da ortaya çıkabilmektedir.

Akut Stres Bozukluğu(ASB) ve Travma Sonrası Stres Bozukluğu(TSSB) Nedir?

Eğer travma sonrası travma ile ilişkili belirtiler 3 gün ile bir ay arasında sürmüşse bu duruma ASB denir. Eğer belirtiler bir aydan daha uzun sürmüşse TSSB tanısı konulur.

Sıklığı 

Akut stres bozukluğu toplumda % 20-50 arasında görülmektedir. Travma sonrası stres bozukluğu sıklığı yapılan araştırmalarda % 1-14 arasında bulunmuştur. Uyum bozukluğu ise % 5 ile 20 arasında tespit edilmiştir.

Travma Sonrası Herkeste Bozukluk Gelişir Mi? 

Olay sonrasında travmayı yaşayan herkesin stres bozukluğu geliştireceği düşünülebilir. Ancak benzer olay yaşanmasına rağmen herkeste benzer problemler yaşanmaz hatta bir kısmı uzun süreli psikolojik belirtiler yaşamadan olayı atlatabilir. TSSB gelişmesi açısından tespit edilen bazı risk faktörleri mevcuttur. Bunlar kız cinsiyetinde olma, yaş, travmaya maruziyet derecesi, tekrarlayan veya süreğen travma yaşamak, travmanın niteliği, sosyal desteğin niteliği, ebeveynlerin tepkisi, travmaya bağlı ailede oluşabilen sorunlar(ebeveynlerde psikiyatrik rahatsızlık başlaması, boşanma vb.) ve eşlik eden başka rahatsızlıklardır. Bunlara ek olarak kişiye ait özelliklerde gidişi etkilemektedir.

Tedavi 

Tedavinin gidişatı açısından erken tanı ve müdahale önemlidir. Tedavi kişiye özgü planlanır ve bütüncül bir yaklaşım sergilenmektedir. Öncelikle hem kişi hem de aile travma ve ilişkili problemler hakkında eğitilir. Tedavi seçenekleri:

  1. Psikoterapi(Bilişsel Davranışçı Terapi(erişkinlerde yapılan çalışmara göre en etkilisi) veya Travma Odaklı Bilişsel Davranışçı Terapi(ABD ve İngiltere’de çocuklar için ilk seçenek))
  2. Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme(EMDR-Eye Movement Desensitization and Reprocessing)
  3. İlaç tedavisi(ihtiyaç halinde hem ASB-TSSB’ye yönelik hem de eşlik eden bozukluklar açısından önerilmektedir)
  4. İhtiyaç halinde tedavi seçenekleri birlikte kullanılmaktadır.

Aileye Bazı Öneriler

  1. Travma belirtilerini travmaya karşı doğal bir yanıt olarak görmek çocukla birlikte çalışmanın ilk adımıdır.
  2. Çocuğun iyi yaptığı şeylere odaklanmak çocuğa yardımcı olabilecek iyi bir stratejidir.
  3. Travmanın kendisinden ve aile içinde yarattığı güçlüklerden ne siz ne de çocuğunuz sorumlu değildir. kendinizi veya çocuğunuzu suçlamanız durumu daha da kötüleştirebilir.
  4. Tedaviye gelmenin bir şekilde ebeveyn olarak başarısız olduğunuz anlamına geldiğini düşünmemelisiniz. İyi bakım veren bir ebeveyn, ne zaman yardım isteyeceğini bilir ve bunu yapmak zor olsa bile yapar.
  5. Çocuğunuzun etrafında söylediklerinize dikkatli olun. Çocuğunuzun duygularını korumaya yardımcı olması için, çocuğunuzun sorunlarını başkalarıyla tartışmamaya çalışın. Çocuğunuzun önünde yoğun duygularınızı tartışmaktan veya ifade etmekten kaçınmaya çalışın. Bu, duygularınızı gizlemeniz gerektiği anlamına gelmez; daha ziyade, duygularınızı doğrudan tartışmak için yararlı bir zaman ve yeri seçim yapmanız ile ilişkili bir durumdur.
  6. Çocuğa bir sığınak-güvenli liman olmak ve gerektiğinde terapi sürecinde amigoluğa varabilecek boyutta destek olmak çok önemlidir. Eleştiri ve benzeri durumlar belirtileri daha da kötüleştirir.
  7. Travma sonucunda ortaya çıkan sıkıntıların çözümü için çok acele ederek çocuğu zorlamamak gerekir. Çocuğu zorlamak ters tepebilir.
  8. Çocuğunuzun korkuları ve endişeleri ile ilgili her şeyi dinlemeye açık olun ancak çocuk bir şeyler hakkında konuşmak istediğinde bunu yapın. Travmadan bahsetmesi için ısrar etmeyin. Çocuğunuza söylemek istediği her şeyi dinlemek için hazır olduğunuzu bildirin. Çocuğunuz travma hakkında konuşursa, onun hakkında konuşması için övgüde bulunun. Olanları anlatmasından ne kadar memnun olduğunuzu ona söyleyin. Korku ve öfkeyi asla ifade etmeyin; bu çocuğu gelecek konuşmalardan konusunda korkutabilir. Çocuğunuzun söylediği şey sizi rahatsız ediyorsa, kendi duygularınızı tartışabileceğiniz bir başkasını bulmanız önemlidir.
  9. Kendi duygularınız günlük yaşantınıza etki ediyorsa ek yardım isteyin. Çocuğunuza yardım ederken duygularınızı bir kenara koyabilmeniz önemlidir(ihmal etmek yönünde anlaışmasın) ancak bu duygularınızın önemsiz olduğu anlamına gelmez. Aslında, duyguları kullanmaktan kaçınma, ebeveynler için olduğu gibi gençler için de sorunlara neden olabilir. Zor duygularla uğraşıyorsanız, çocuğunuzun terapistiyle konuşun.
  10. Çocuğunuzu kendi kendine olumlu bir şekilde konuşmaya teşvik edin. Azarlama veya olumsuz kendi kendine konuşma belirtileri artıracak ve değişime yönelik motivasyonu azaltacaktır. Bu, ek teşvik sağlayacak ve çocuğunuzun olumlu başa çıkma düşünceleri geliştirmesine yardımcı olacaktır. Bu sadece çocuğun değil, aynı zamanda travma sonucu ortaya çıkan değişikliklerle mücadele eden ebeveynler, aile üyeleri ve arkadaşlar için de önemlidir.
  11. Travma Sonrası Stres Bozukluğu, gidişatı, belirtileri, tedavi seçenekleri ile ilgili bir uzmandan bilgi alın.
  12. Ve nihayetinde bu sürecin en başında bir profesyonelden yardım almak ve bu süreçte birlikte çalışmak çok önemlidir.