Bilişsel Davranışçı Terapi(BDT), düşündüğümüz şeklin (bilişsel kısım) nasıl davrandığımız ve nasıl hissettiğimiz ile yakından ilgili olduğu fikrine dayanan bir tedavidir. Bu üç alan aslında birbirleriyle o kadar yakından ilişkilidir ki birindeki herhangi bir değişim diğer unsurlarda da değişime neden olmaktadır. Bazı terapistler bunu BDT üçgeni olarak adlandırır:

Düşüncelerimiz, duygularımız ve davranışlarımız arasındaki bu etkileşimler her zaman her durumda olur. Bazen sizin ve bir başkasının aynı duruma nasıl farklı tepki verdiğini fark ettiğiniz oldu mu(aynı durum için tamamen farklı duygu ve davranışlar)? Her birimiz bazı şeyleri belirli şekillerde düşünürüz ve bu da nasıl hissettiğimiz ve davrandığımız üzerinde bir etkiye sahiptir. Öyleyse, kendimizi nasıl hissettiğimizi ve ne yapacağımızı belirleyen yaşanan durum değil bu durum hakkındaki düşüncelerimiz ve durumla ilişkili yorumumuzdur.

Basit bir örnekle bunu gösterelim:

Baturay’ ın babası Mehmet, Baturay’ın kapısını çalar ve ‘merhaba’ demek için kafasını uzatır. Baturay kafasını çevirir ve babasına bakar ve sonra hiçbir şey söylemeden yüzünde acı bir ifade belirir. Daha sonra kitabını okumaya geri döner. Mehmet ne yapacağını bilemeden bir anlığına duraksar.

Mehmet’in olası üçgeni:

Babasının durumu yorumlaması, kendisini oldukça olumsuz hissetmesine ve özellikle (muhtemelen yararsız olan) bazı davranışlara yönelmesine yol açıyor. Muhtemelen sonuçlara çok hızlı atladığını veya belki de durumu farklı şekilde yorumlayabileceğini düşünüyorsunuz. Bu kesinlikle bir olasılık.

Babası durumu daha farklı yorumlayabilir veya farklı şekilde düşünebilir:

İkinci yorumun daha doğru olma ihtimali daha yüksektir. Baturay ile konuşarak Baturay’ ın kötü bir baş ağrısına sahip olduğunu ve neden böyle göründüğünü ve konuşmak istemediğini öğrenebilirdi. Belki de başka bir sıkıntısı olduğu öğrenecek ona göre yardımcı olacaktı. Bu sayede duygu ve davranışları da daha farklı olacaktı. Burada gösterilecek en önemli şey, babasının düşüncelerindeki basit bir değişimin duygularında ve davranışlarında nasıl bir değişimle sonuçlandığıdır.

BDT, ilk olarak bir kişinin nasıl hissettiğini değiştirmesi için bir kişinin başta düşünce tarzını ve tepki verme biçimini anlamakta ve sonra bunları değiştirmektedir. Problemleri(kaygı-depresyon vb.) olan insanlar belirli şekillerde düşünme eğilimindedirler ve düşünceleri çoğunlukla olumsuzdur. Düşünceleri önyargılı hale gelir (örneğin sonuçlara atlamak ya da genellemeler yapmak vb) ve önlerindeki-gerçekteki gerçeklere dayanmaz. Olumsuz otomatik düşünceler veya OOD olarak adlandırdığımız bir durum yaşarlar. Bu düşüncelere otomatik deriz çünkü bu düşünceler ansızın ve istenmeden gelirler. Bu düşüncelerin, bir insanın nasıl hissettiği ve yaptıklarının üzerinde büyük etkisi vardır. Yani, depresyonu olan birisi çok çabuk yararsız-kısır döngülere kilitlenebileceğini görebilirsiniz:

Kağan’ ın annesi, Kağan’ın aşağıdaki yararsız döngüye sık sık yakalandığını-düştüğünü fark etti:

Bu döngüyü göstermenin bir başka yolu fiziksel duyumları ve duyguları ayırmaktır.

Yukarıdaki örnekte, Kağan’ ın ODD’ ne ve düşünme biçimlerine ve onun davranış biçimlerine / davranışlarına daha yakından bakmanın faydalı olacağını görebiliyor olabilirsiniz. ODD’ ler ne kadar gerçekçi oldukları açısından değerlendirilebilir. Kağan başarısız olduğunu düşünüyor ama başarısız olmadığı birçok şeyin olması da muhtemeldir. Aynı şekilde, hiçbir şeyin daha iyi olamayacağına dair mutlak inanç belki de gerçeklere ve gerçekliğe dayanmamaktadır. Duruma daha dengeli-gerçekçi bakmanın bir yolu olabilir.

Kağan’ın nasıl tepki verdiğine baktığımızda, diğer insanlardan ve aktivitelerin geri çekilmesinin düşük ruh hali nedeniyle anlaşılabilir olabileceğini görebiliyoruz ama aynı zamanda düşük ruh halini sürdürüyor olabilir. Aktivitelerde bulunmamak, Kağan’ın başarısız olduğu inancını pekiştirebilir ve en azından olumsuz düşünceleriyle daha fazla zaman geçirmesi için daha fazla fırsat sunacaktır. Bu da daha fazla olumsuz düşünceye yol açacaktır.

BDT’de bu döngüyü anladıktan, açıklığa kavuşturduktan sonra kişinin kendisi ve ailesi ile birlikte bu döngüyü değiştirme üzerinde çalışılır. Bu çalışma ile daha gerçekçi ve işlevsel-işe yarar bir döngü elde edilmiş olur. Bu sayede kişi kendi problemlerini çözme becerisi elde etmiş olur.

BDT’ nin etkili olduğu alanlar:

  • Anksiyete bozuklukları
  • Obsesif kompulsif bozukluk(Takıntı zorlnatı bozukluğu)
  • Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu
  • Panik bozukluk
  • Sınav kaygısı
  • Okul reddi-sorunları
  • Ayrılık kaygısı-anksiyetesi
  • İnternet-teknoloji-oyun bağımlılığı
  • Travma sonrası stres bozukluğu
  • Öfke kontrolü
  • Yaygın anksiyete bozukluğu
  • Depresyon
  • Alt ıslatma(enürezis)
  • Kaka kaçırma(enkonprezis)
  • Alkol ve madde kötüye kullanımı
  • Yeme bozuklukları
  • Sosyal fobi
  • Özgül fobiler(kan fobisi vb.)
  • Tik gibi çeşitli davranış problemleri
  • Kıl yolma bozukluğu-Trikotillomani
  • Yeme bozuklukları
  • Şizofreni
  • İki uçlu bozukluk (Bipolar bozukluk)
  • Kişilik bozuklukları
  • Ağrı kontrolü
  • Süreğen hastalıklarda tedaviye uyum-çeşitli sağlık sorunlarına uyum sağlama
  • Uyku bozuklukları(uyku terörü vb) vb.

Terapi seanslarında neler yapılır?

Terapi seansı başlamadan önce terapist durum ilgili bazı formlar ve psikolojik ölçekler doldurtur. Bu şekilde durumun nereye gittiğini her seans öncesi daha nesnel bir şekilde saptama imkanı olur.  Terapistin seans başladıktan sonra ilk yapacağı şey genel olarak o hafta daha öncekilere kıyasla nasıl hissedildiğini sormaktır. Daha sonra o seans için hangi konular üzerinde çalışmak istendiğini ve hafta içinde önemli bir olay olup olmadığı saptanarak konular belirlenir. Ardından bir önceki seansla şimdiki seans arasında bağlantı kurmak üzere geçen seansta önemli olan konunun ne olduğu, hafta arasında kişinin tek başına ne gibi uygulamalar yaptığı ve terapiyle ilgili değişmesi istenen bir şey olup olmadığı konuşulur.  

Daha sonra terapist o gün için gündeme alınacak konu ya da konuları kişiyle tartışarak, kişiyle sorun çözme ve sorun durumda kişinin düşünce ve inançlarının geçerliliği, tutarlılığı konuşur. Aynı zamanda bu yolla kişi yeni beceriler öğrenmiş olur. Seans esnasında öğrenilen şeyleri sonraki hafta içinde  en iyi biçimde nasıl kullanılacağı konuşulduktan sonra terapist o günkü görüşmedeki önemli noktaları tekrar özetleyerek kişiden geri bildirim ister: yani seansta kişi yararlı olan herhangi bir şey aldı mı, faydası olmayan ya da kişiyi rahatsız eden bir durum oldu mu, terapistin yanlış anladığı bir şey ya da kişinin değişmesini istediği bir şey var mı gibi durumları kişi terapiste aktarır. BDT hem terapistin hem de danışmaya gelen kişinin oldukça aktif oldukları bir terapi türüdür.

Terapi ne kadar sürer? 

Pratik bir takım zorunlu durumlar bir yana bırakıldığında (belli bir süreyle terapiye gelebilme imkanı gibi) terapinin ne kadar süreceği terapistle danışan tarafından birlikte verilir. Genellikle 2-3 seanstan sonra ilk seanslarda ortaya konulan amaçlara ne kadar sürede ulaşılabileceği konusunda terapistin kabaca bir fikri olur. Bazı danışanlar için 6-12 görüşme gibi çok kısa bir süre yeterli olabilir. Daha uzun süreli sorunları olan kimi danışanlar aylarca hatta bir yılı geçen bir süre boyunca terapide kalmayı seçebilirler. Danışanla başlangıçta, çok ağır bir kriz durumu söz konusu değilse haftada bir kez görüşülür. Kişi kendini daha iyi hissetmeye başlar başlamaz seansların aralığı açılmaya başlar önce 15 günde bir daha sonra üç haftada bire doğru görüşmeler kademeli olarak seyrekleştirilir. Bu henüz terapide iken öğrenilen becerilerin gündelik hayat içinde uygulanarak denenmesi şansını verir. Terapi sona erdikten 1, 3, 6 ve 12 ay sonra birer güçlendirme seansı yapılır.

Terapiyle birlikte ilaç kullanılır mı?

Bilişsel Davranışçı Terapi ile birlikte ilaç tedavisinin birlikte yürümesi mümkündür. İlaç kullanılması gerektiğini düşündüğü durumda terapist bu durumu kişiyle paylaşarak durumun avantajlarını ve dezavantajlarını tartışır. Birçok durum hiç ilaç kullanmadan tedavi edilebileceği gibi sadece ilaç kullanımıyla geçen sorunlar söz konusu olabilir. Her iki tedavi türünün de etkili olduğu durumlarda tercih danışmaya gelen kişiye bağlıdır. Bazı durumlar genellikle iki tedavinin birlikte kullanımına daha iyi cevap verir.

Terapinin işe yaradığını nereden anlayabilirim?

Birçok danışan eğer güvenerek ve inanarak seanslara devam eder ve seans dışı zamanlarda önerilen teknikleri her gün gündelik yaşamlarında kullanırlarsa 4-5 seans sonra belirtilerinde bir azalma farketmeye başlar. Aynı zamanda uygulanan psikolojik testlerde objektif olarak birkaç hafta içinde düşme gerçekleşir. Özetlersek kendisini daha iyi hissetmeye başlar.