Takıntı Zorlantı Bozukluğu(Obsesif Kompulsif Bozukluk) Nedir?

Takıntı Zorlantı Bozukluğu-Obsesif Kompulsif Bozukluk(OKB), istemsiz, girici, tekrarlayan ve hoşa gitmeyen düşünceler (obsesyonlar-takıntılar) ve tekrarlayan, rahatsız edici ve rasyonel olmayan davranışlarla (kompulsiyonlar-zorlantılar) karakterizedir. Kompulsiyonlar(zorlantılar), fiziksel eylemler(ör. dokunarak çekme, kontrol etme, yeniden yazma, yıkama) veya zihinsel ritüeller (örneğin, kötü bir görüntüyü ortadan kaldırmak için iyi bir resmi görselleştirmek) olabilir. Bir takıntı ile ilişkili stres ve sıkıntıyı geçici olarak rahatlatmak için işlev görürler. Takıntı ve zorlantılara genellikle endişe, suçluluk duygusu, tiksinti ve utanç duygusu eşlik eder.

OKB Ne Zaman Başlar? Kimlerde Görülebilir? Sıklığı Ne Kadardır?

2-6 yaş arası pek çok çocuğun tekrarlayıcı hareketleri-ritüelleri vardır. Örneğin, belirli giysiler veya yiyeceklerde ısrarcı olmak ya da oyuncakları belirli bir şekilde düzenlemek gibi. Bu normal çocukluk gelişiminin bir parçasıdır ve çocukların dünyalarını anlamaya başlamasına olanak tanır. Benzer şekilde, birçok yetişkin bazı ritüel davranışlara sahiptir. Örneğin, arabanın kilitli olup olmadığını kontrol etmek için geri dönen kişiyi veya bir maç için ‘şanslı gömleklerini’ giymeyi seven bir sporcuyu düşünün. Bunlar OKB değildir. Obsesyonlar ve kompulsiyonlar bir kişinin hayatında önemli ölçüde bir etkisi olmaya başlayınca bozukluk olur. Bu durumda davranışlar aşırı derecede ortaya çıkacak ve kesintiye uğramaları veya engellenmeleri halinde endişe, öfke ve üzüntü oluşturacaktır. OKB’ si olan insanlar düşüncelerini göz ardı etmeye çalışabilir ancak çoğunlukla rahatsız edici hisler yüzünden bunu yapamazlar. Takıntılar, kişilerin uzun ritüelleri yerine getirme konusunda utanç ya da rahatsızlık duymasına, takıntılardan korkmasına, aynı zamanda kişinin insanlardan, aktivitelerden ve yerlerden kaçmasına neden olabilir.

OKB, her yaştan insanı etkileyebilir. Yetişkinlere çoğunlukla OKB teşhisi konduğunda, çocukluktan bu yana sorun yaşadıkları ve tedavi almadıkları tespit edilir. Bunun nedeni, OKB ve tedavisi hakkında az bilgiye sahibi olunması olabilir. Son yıllardaki araştırmalar OKB’ nin nüfusun yüzde 1-2’sini etkileyebileceğini göstermektedir; bu da çocuğunuzun okulunda çocuğunuzdan başka çocuklarda da OKB olma ihtimalini arttırmaktadır.

OKB’ si Olan Çocuklar OKB’ ye Karşı Nasıl Davranır?

Çocuğunuzda OKB varsa, çocuğunuz belirtilerden utanabilir, endişe edebilir veya korkmuş ve bu durum hakkında konuşmaya zorlanıyor olabilir. Kendisine anlamsız ve rahatsız edici görünebilir. Ritüellerini fark etmiş olabilirsiniz ancak çocuğunuzun takıntılı olup olmadığını veya takıntılarının ne olabileceğinden emin olamayabilirsiniz. Bunun nedenleri, çocuğunuzun düşüncelerini anlamakta ve bunlar hakkında konuşmakta zorlanması ya da takıntıların düşünce şeklinde olmaması ve hoşa gitmeyen rahatsızlık duyguları ya da dürtüler şeklinde olması olabilir. Bir diğer nedeni, çocukların takıntıları hakkında konuşmanın onların gerçekleşmesine neden olacağı konusunda endişe etmeleri olabilir.

Takıntıları cinsel veya şiddet içerikli olduğunda çocuklar genellikle utanırlar. Obsesyonların sadece istenmeyen düşünceler olduğunu unutmamanız çok önemlidir. Çocuğunuz hakkında hiçbir şey ifade etmezler.

OKB’ si olan bir çok kişi ‘delireceğim’ diye endişelenebilir. Bir çocukta OKB varsa, o deli demektir anlamına gelmez. Normaldirler fakat endişe ve endişe ile ilgili bir sorunu vardır. OKB hastalarının çoğunluğu endişelerinin ve kaygılarının mantıksız olduğunun ve rasyonel olmadığının farkındadır. Çocuğunuza, düşüncelerinin ve semptomlarının onları çılgın veya tehlikeli yapmadığını ve zorluklarında yalnız olmadıklarını hatırlatın. İsterlerse endişelerini konuşabilmelerine ortam hazırlamanız ve OKB’ nin tedavi edilebilir bir sorun olduğunu anlamalarına yardımcı olmaya çalışmanız ve bu konuda motive etmeniz ve cesaretlendirmeniz yararlı olacaktır.

Çocuğumda OKB Olup Olmadığını Nasıl Anlarım?

Çocuğunuzun OKB olup olmadığını belirlemek için düşüncelerini ve davranışlarını gözlemlemeniz önemlidir. Aşağıdaki durumlar OKB’ ye işaret ediyor olabilir:

Düşünce ve davranışları tekrarlayıcı oluyorsa

  • Üzüntüye sebep oluyorsa,
  • Vakitlerini çok fazla alıyorsa,
  • Günlük yaşantılarına olumsuz etkisi varsa (örneğin, geç kalmalarına, aile-arkadaş ve çevre ile ilişkilerinin etkilenmesine, durumlardan kaçınmalarına neden olurlar).

Tanı konusundan emin olmak için bir uzmanla görüşmeniz gerekir.

Çocuğumda Neden OKB Oldu? OKB Nasıl Meydana Gelir?

Çocuğunuz OKB varsa, nedenlerini kendinize soruyor olabilirsiniz. Birçok anne-baba, çocuklarındaki OKB için bir şekilde sorumlu olabileceklerinden endişe eder. Ancak OKB’ nin sizin ve çocuğunuzun hatası olmadığını unutmamanız çok önemlidir. Bir insanın OKB’ yi nasıl geliştirdiği ve diğerlerinin neden OKB olmadığı tam aydınlatılamamıştır. Ancak bazı insanları bu durumu geliştirme konusunda diğerlerine göre daha savunmasız kılacak bazı bilinen risk faktörleri vardır. Bununla birlikte, bir bireyin OKB’ sinin kesin sebepleri hakkında kesin bir bilgi edinmek çok zor ve durumun üstesinden gelmelerine yardımcı olmak için çocuğunuzun OKB’ sinin nedenini anlamanız şart değildir.

Çoğu kişide OKB’ nin nedeni serotonin denen kimyasal maddeden kaynaklanmaktadır(aynı şeker ve astım hastalığında olduğu gibi vücuttan kaynaklanmaktadır). Serotonin beynimizde sinirler arasında iletileri aktaran moleküllerden biri olup duygularımızı kontrol etmede temel rol oynamaktadır. OKB’ li kişilerde serotinin seviyesi(çok veya az) ile ilgili bir problem olduğundan bazı beyin bölümlerinin daha aktif olmasına ve gerçek tehlike ile tehlike olmayan durumları ayırt etmekte zorluk meydan gelir. Bu durumda kişide diğer insanlara nazaran daha çok kaygılı düşüncelere ve kötü duygulara neden olur.

Bazen çevresel faktörler de OKB’ nin oluşumuna katkıda bulunabilir. Çevrede olup bitenlerden öğrendiklerimiz de katkıda bulunabilir. Örneğin, asansörde kalma ve buna bağlı gelişen ritüeller gibi.

Çocuğum OKB’ den Kurtulabilir mi? OKB Tedavi Edilebilir Mi?

OKB etkin bir şekilde tedavi edilebilen bir durumdur. Tedavi seçenekleri arasında psikoterapi ve ilaçlar yer almaktadır. Her iki tedavinin etkinliği kanıtlanmıştır. Tedavi seçimi bozukluğun süresi, ciddiyeti, seyri ve kişisel-ailesel faktörlere bağlı olarak belirlenmektedir.